Yaşam-Sağlık
Salgın Hastalıklar Yıkıp Geçiyor
Havaların soğumasıyla birlikte ani sıcaklık düşüşleri ve mevsimsel dalgalanmalar, hastalıkların artmasına neden oldu.

Son dönemde çocuklar, hamile kadınlar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler olmak üzere salgın, insanlar arasında büyük endişe yarattı. Uzmanlar, Covid-19 ve influenza vakalarının arttığını ve acil servislerin ile polikliniklerin dolup taştığını belirtti.
HASTANELER DOLUP TAŞTI
Salgın, tek bir enfeksiyonun değil birçok enfeksiyonun birleşimi sonucunda ortaya çıkıyor. Aile Hekimi Dr. Y. A., Covid-19, İnfluenza, RSV ve Adenovirüs gibi mevsimsel virüslerin birleşimiyle oluşan salgının, son yıllardaki en zorlu salgınlardan biri haline geldiğine dikkat çekti. Salgının belirtileri arasında şiddetli öksürük, baş ağrısı, ateş, nefes darlığı ve halsizlik öne çıkıyor; bu semptomlar ağır grip altında uzun sürebiliyor. Hastanelerin doluluk oranlarının artmasıyla birlikte, yeniden kapanma olasılığıyla ilgili endişeler de gündeme geliyor ancak Sağlık Bakanlığı henüz bir açıklama yapmadı.
UZMANLAR UYARIYOR
Pandemi döneminde benzer durumlarla karşılaştığımızı hatırlatan uzmanlar, salgına karşı alınacak önlemlerin önemini vurguluyor. Soğuk havaların başlamasıyla birlikte kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artması, salgının yayılmasına neden oluyor. Uzmanlara göre, toplu taşımalarda ve kapalı alanlarda maske kullanımı, kişisel hijyenin önemi ve sosyal mesafe kurallarına uyum, salgının yayılmasını önlemede büyük rol oynuyor. Ayrıca grip aşısının da önemli olduğu belirtiliyor.
N’Haber Özel / Faika Bayoğlu
Yaşam-Sağlık
Türkiye’de HIV/AIDS Vakaları Artıyor: Vakaların Artmasının Nedenleri Neler?
Türkiye’de ilk kez 1985 yılında bildirilen HIV/AIDS vakaları son yıllarda hızlı bir artış göstererek toplum sağlığı için büyük bir risk oluşturuyor. Sağlık Bakanlığı’nın çeşitli araştırma verilerine göre, özellikle gençler arasında HIV/AIDS vakalarında belirgin bir yükseliş söz konusu. Uzmanlar, bu artışın temel nedenleri arasında yetersiz cinsel sağlık eğitimi, korunmasız cinsel ilişkilerin artması ve cinsel sağlık ürünlerine erişimdeki ekonomik engelleri gösteriyor.

N’Haber Özel / Metehan Eren Altıntaş
Türkiye genelinde yapılan araştırmalar, üniversite öğrencilerinin cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH) hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını ortaya koyuyor. Pek çok kişi, HIV/AIDS ve diğer CYBH’nin bulaşma yolları ve korunma yöntemleri hakkında yanlış bilgilerle hareket ediyor. Diğer yandan cinsel sağlık ürünlerindeki fahiş fiyatların korunma yöntemlerinin yaygınlaşmasında engellediği tahmin ediliyor.

Türkiye’deki son 4 yıllık HIV/AIDS verileri. İstatistikler; Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü verileri (2024

HIV/AIDS vakalarının olası bulaş yollarına göre dağılımı. İstatistikler; Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü verileri (2024)
Hacettepe Üniversitesi öğrencilerinden Hasan A. (20), cinsel sağlık eğitimi konusundaki eksiklikleri vurgulayarak, “İlkokuldan üniversiteye uzanan süreçte cinsel sağlıkla ilgili hiçbir şey öğretilmedi. İnternet üzerinden bilgi edinmeye çalışıyoruz ama çoğu zaman güvenilir kaynaklara ulaşmak zor oluyor, ayrıca cinsel ilişki sırasında kullanmamız gereken sağlık ürünlerinin de pahalılığı ve bunlara erişimimiz olsa dahi satın alırken yaşadığımız gerginlik ve toplum baskısı da bizi bu ürünleri kullanmaktan alıkoyuyor.” dedi.
Sağlık Hizmetlerindeki Yetersizlikler Riskleri Artırıyor
Sağlık ürünlerinin yanı sıra, cinsel sağlık hizmetlerinin yeterli düzeyde ve ücretsiz sunulmayışı da gençleri risk altına sokuyor. Test yaptırmak isteyen kişilere karşı bazı doktorların yargılayıcı tavırlarından ötürü birçok kişi de cinsel sağlık testlerine girmekten çekiniyor. Bu gibi durumlar, korunmasız cinsel ilişkileri ve farkındalık eksikliği yarattığından, HIV/AIDS gibi hastalıkların yayılmasına zemin hazırlıyor.
Üniversitelerde Cinsel Sağlık Eğitimi Var mı?
Türkiye’de birkaç üniversitenin lisans eğitiminde verilen dersler haricinde cinsel sağlık eğitimi konusunda herhangi bir resmi eğitim bulunmuyor. Üniversiteler bireysel etkinlikler ve seminerler düzenlese de bu çalışmalar genellikle süreklilik göstermiyor. Okul kulüplerinin ve yardımlaşma derneklerinin düzenlediği seminerler de tüm öğrencilerin ulaşamamasından kaynaklı yeteri kadar kitleye hitap edemiyor. Ayrıca, üniversitelerde öğrencilere ücretsiz veya düşük maliyetli cinsel sağlık ürünleri sağlanmasına yönelik bir uygulama bulunmuyor.
“Gençlerin Korunmasız Cinsel İlişkiler Konusunda Bilinçlendirilmesi Şart”
Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, cinsel yolla bulaşan hastalıklarla mücadelede eğitimin önemine dikkat çekti. Özellikle HIV/AIDS gibi tehlikeli hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla 18-45 yaş grubuna yönelik kapsamlı bir eğitim programı oluşturulması gerektiğini vurgulayan Sönmezoğlu, genç erişkinlerin korunmasız cinsel temastan kaçınmaları konusunda bilgilendirilmesinin şart olduğunu belirtti.
Uzmanlar, HIV/AIDS ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesi için devletin cinsel sağlık ürünlerindeki vergileri düşürerek bu ürünleri daha erişilebilir hale getirmesi gerektiğini vurguluyor. Sağlık Bakanlığı’nın farkındalık kampanyalarını artırması ve üniversitelerin bu konuda daha aktif rol alması büyük önem taşıyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye ise cinsel sağlık eğitiminin müfredata eklenmesinin, toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirerek cinsel yolla bulaşan hastalıkların artışını önleyeceğini belirtiyor. Uzmanlar, toplum sağlığını tehdit eden bu sorunun çözümü için bilinçlenme, eğitim ve koruma yöntemlerinin bir arada uygulanmasının hayati olduğunu vurguluyor.
Hacettepe Üniversitesi
Sağlık Yönetimi Bölümü Mezun Buluşmalarının İlkini Gerçekleştirdi
Hacettepe Üniversitesi Sağlık Yönetimi Topluluğu, “Mezun Buluşması – Sağlık Sektöründe Kariyer Yolculuğu” etkinliğinde CCN Holding İnsan Kaynakları Sorumlusu, Sağlık Yönetimi bölümü 2019 mezunlarından Umut Deniz’i konuk etti.

Beytepe Kampüsü Mehmet Akif Ersoy Salonu’nda gerçekleşen etkinlikte Deniz, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Yönetimi Topluluğu başkanlığı ile başlayan kariyer yolculuğu ve insan kaynakları süreçlerinden bahsetti. Sağlık Yönetimi’nin gelecek yılların en önemli mesleklerinden olacağına değinirken bölümün geniş iş yelpazesi ve staj süreçlerinin önemi hakkında bilgi verdi. Kendini geliştirmek isteyen kişiler için Sağlık Yönetimi bölümünün iyi bir seçenek olduğuna değindi ve mezunu olduğu bölümün öğrencilerine üniversite hayatından iş hayatına uzanan dönem için tavsiyeler verirken “önemli olanın bir yerden başlamak” olduğunu ifade etti.
Avrupa’nın en büyük hastanelerinden olan ve hizmete 2019 yılında başlayan 4.200 yatak kapasiteli Bilkent Şehir Hastanesi’nin işletmesini üstlenen ve aynı zamanda inşaat, eğitim, güvenlik ve hizmet alanlarında faaliyet gösteren CCN Holding’in çalışma ve staj imkanlarından bahseden Deniz, ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.
Konuşmasını Hacettepe Üniversitesi’nin sloganı olan “Daha İleriye En İyiye” sözleri ile sonlandırdı. Doç. Dr. Seda Aydan tarafından Umut Deniz’e teşekkür belgesi katılımcılara ise sertifikaları verildi.