Hacettepe Üniversitesi
Mor Duvara Bir Engel Daha!
Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nde bulunan ve kadın mücadelesinin simgesi olarak görülen Mor duvara, katledilen kadınları anmak amacıyla yapılan resim çizme talebi SKSDB tarafından gerekçe gösterilmeden reddedildi. Bu durum kadın mücadelesinin karşılaştığı zorlukları bir kez daha gündeme taşıdı. Doç. Dr. Çağla Karabağ, SKSDB’nin bu reddine ilişkin N’Haber’e özel açıklamalarda bulundu.

Mor duvar, örülmesinden bu yana birçok engelle ve saldırıyla karşılaşmakla birlikte, günümüzde de zorluklarla yüzleşmeye devam ediyor. Son dönemlerde üniversiteli gençlerin bu simgeyi yeniden canlandırma çabası, bürokratik engellerle sekteye uğradı. Öğrenciler; Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’na (SKSDB) verdikleri dilekçede mor duvara katledilen kadınlar anısına resim çizmek istediklerini ifade ettiler. Ancak bu talep herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin reddedildi.
MOR DUVAR’A RESİM ÇİZME TALEBİ REDDEDİLDİ
Mor duvara katledilen kadınları anmak adına resim çizme talebi için SKSDB’ye verilen dilekçe gerekçe gösterilmeden reddedildi. Hacettepe Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğu (HÜKÇAT), durumu şöyle değerlendirdi: “Mor duvara, katledilen kadınları çizmek için SKSDB’ye verdiğimiz dilekçe bir neden gösterilmeden onaylanmadı. Böyle bir dönemde ve gündemde bile bürokratik engellerle karşılaşmak, hedef gösterilmek mücadelemize daha sıkı sarılmamız gerektiğini bize yeniden hatırlattı. Gücümüzü birlikteliğimizden aldığımızı, en son gerçekleştirdiğimiz ve binlerce kişinin katılımıyla örülen yürüyüşümüzde hissettik. Mor duvar için önümüze konulan engeller sadece bize değil, katledilen kız kardeşini anmak isteyen, mücadele veren her kadının karşısına çıkarılmaktadır.”

Mor duvar ve yanında yer alan Umut Ağacı’ndan bir kare.
SKSDB KADIN MÜCADELESİNE ENGEL Mİ OLDU?
Mor duvar’ın örülme aşamasında yer alan isimlerden biri olan İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağla Karabağ, resim çizme talebinin SKSDB tarafından reddedilmesinin 2015 yılında yaşanan şiddet olaylarıyla ilişkili olabileceğine dikkat çekerek, “Niyet okumak istemem ama bu durumun kökeni 2015 yılına dayanıyor. O yıl, kampüste çok ciddi saldırılar oldu; kesici aletler ve demir sopalarla öğrencilere saldırdılar. Mor duvar ve alandaki tabelalar defalarca tahrip edildi. Biz de o süreçte eylemler gerçekleştirdik ve her seferinde tahrip edilen tabelaları yeniledik. Bu tabelalardan birinin acı bir hikayesi var: O dönemde Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü öğrencisi olan Şebnem Yurtman mor duvarın örüldüğü 2013’teki etkinliğimize katılmış, mor duvarın önünde fotoğraflar çektirmişti. 2015 yılının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde yıpranmış olan mor duvarı yenilemiş, duvarın baktığı alanı kadınlar olarak sahiplenmiş ve bir tabela asarak burayı ‘Kadınların Meydanı’ ilan etmiştik. 10 Ekim katliamında hayatını kaybettikten sonra Şebnem’in anısını Kadınların Meydanı’nda yaşatmak istedik ve Şebnem Yurtman’ın resminin ve isminin yer aldığı bir tabela daha astık. Ancak bu tabela defalarca saldırıya uğradı, resmin üzeri karalandı. Bu bizim için çok üzücüydü. Her seferinde tabelayı yenileyip tekrar astık ama tabela sürekli tahrip edildi.” dedi.

Saldırıya uğrayan mor duvar.
Doç. Dr. Karabağ şu ifadeler ile devam etti: “Geçmişe dönüp baktığımda, Rektörlüğe sorunların çözülmesi için Eğitim-Sen iş yeri temsilciliği olarak defalarca dilekçe verdiğimizi görüyorum. Ancak kampüste şiddet o kadar tırmandı ki, öğrencilerin karşı karşıya gelme olasılığı nedeniyle bir noktada geri adım atmak zorunda kaldık. En son Temmuz 2017’de, bu duvarı boyatmak için Rektörlüğe dilekçe verdik. Sonunda, Rektörlük bu duvarı boyattı çünkü durum içinden çıkılmaz hale gelmişti. Kadın mücadelesinin ve dayanışmasının simgesi olan mor duvarın saldırıların hedefi olması, yalnızca simgesel bir anlam taşımıyor, eril şiddetin fiziksel olarak da görünür hale gelmesi bu.” Mor Duvar etkinliklerinin artık genç nesiller tarafından devralındığını belirten Karabağ, “Bu mücadeleyi sahiplenmeleri bana büyük bir umut veriyor.” ifadelerini kullandı.

Mor duvarın restore edilmiş hali.
2013’TE BAŞLAYAN DİRENİŞİN SİMGESİ: MOR DUVAR
Mor duvar, 20 Kasım 2013’te “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” çerçevesinde Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nde Eğitim-Sen üyesi kadın akademisyenler ve kadın öğrenciler tarafından simgesel bir duvar olarak örüldü. İlk adımlar, “Kadına yönelik şiddete karşı nasıl daha güçlü bir ses çıkarabiliriz?” sorusuyla atıldı.
Mor duvarın önemine dikkat çeken Doç. Dr. Çağla Karabağ, “Biz sadece Mor duvarı inşa etmedik; oraya ‘Kadınların Meydanı’ tabelasını da astık. ‘Geceleri de sokakları da meydanları da terk etmiyoruz’ sloganındaki gibi alanları sahiplenmek, görünür olmak kadınlar açısından son derece önemli. Dolayısıyla, kampüste bir iz bırakmak ve görünür olmak istedik.” dedi.
Mor duvarla ilgili bu karara karşın SKSDB ve Hacettepe Üniversitesi kaynaklarından bir açıklama gelmedi.
Hacettepe Üniversitesi
Hacettepe İletişim Fakültesi’nin Bu Haftaki Konuğu TRT Tabii Ekibi Oldu!
Ders içerikleri kapsamında sektörden konukları öğrencilerle buluşturmaya devam eden Hacettepe İletişim Fakültesi’nin bu haftaki konuğu TRT Tabii’nin Strateji ve Geliştirme ekibi oldu.

Yıldız Amfi M2 dersliğinde İletişim Tarihi, Haber Toplama ve Yazma Teknikleri, Dijital Yayıncılık ve Medya derslerinin ortaklığı kapsamında gerçekleştirilen söyleşide TRT Tabii Strateji ve Planlama Müdürlüğü’nden İçerik Analisti – Stratejist Alper Tombul ile Strateji Analisti Özge Boz öğrencilerle buluştu. Yapılan söyleşiye ilgi ve katılımın yoğun olduğu gözlemlendi.
“TRT Hem Geçmiştir, Hem Gelecek”
Öğrencilerin sorularını cevaplayan Tombul ve Boz; içeriklerde gençleri kucaklayan bir anlayışa sahip olmak istediklerini, TRT’nin bilinen “TRT hem geçmiştir, hem gelecek!” sloganını hatırlatarak her yaştan tüketicinin ulaşabileceği içeriklerle skalasını büyütmek istediğini söyleyen Tombul, “Önümüzdeki dönemde yurt dışı lansmanı gerçekleştireceğiz. 50’den fazla ülkede izleyicilerle buluşacağız.” ifadelerini kullandı.
“UEFA Yayınlarında Yeni Olduğumuz İçin Eksikliklerimiz Var”
UEFA organizasyonlarına gelen eleştirileri ve gecikmeleri soran öğrencilere yaşadıkları süreci anlatırken önceki sezonlarda EXXEN tarafından yapılan yayınlara atıfta bulunan Alper Tombul, “EXXEN platformu bu yayınları yurt dışında çalışan bir ekiple geçekleştirmesine rağmen sorunlar yaşadık. Biz EXXEN’den farklı olarak tüm süreci kendi öz ekibimizle gerçekleştiriyoruz. Bu durumda örneğin Manchester City veya Real Madrid gibi takımların maçlarında yoğunluk yaşayabiliyoruz. Bu durumu ilerleyen süreçte atacağımız adımlarla azaltmak istiyoruz.” sözlerine yer verdi.
TRT Tabii’de Kadın Temsili Arttırılabilir
Gerçekleştirilen söyleşide öğrencilerin içeriklerde kadın temsiline çok az yer verildiği eleştirileri üzerine Alper Tombul ve Özge Boz bu eleştirileri yerinde olduğunu dile getirdi. TRT Tabii’nin 1,5 yıllık bir dijital platform olduğunu hatırlatan Tombul ve Boz, uzun vadeli süreçte birtakım gelişmeler olacağını ancak stratejik olarak şu anda detay veremeyeceklerini söyledi.
“Arşiv Ağımız Oldukça Geniş ve Bunu Kullanmak İstiyoruz”
TRT’nin Türkiye’nin en eski ve kamu yayıncısı olduğunu hatırlatan Tombul, “TRT geçmişinde binlerce içerik var. Bu içeriklerin bir kısmını yayınlayabildik. Bu sayede kullanıcılarımız ücretsiz bir biçimde nostalji dizilere ve filmlere ulaşabilir. Burada derin bir kütüphane var. Bu kütüphanenin olanaklarını kullanıyoruz ve kullanmaya devam edeceğiz.” dedi.
TRT Tabii’de diğer dijital platformların aksine bir sansür uyguladığını soran öğrenciler için Alper Tombul ve Özge Boz resmi olarak TRT’nin bir kanal koordinatörü olduğunu ve kamu yayıncısı oldukları için TRT’nin belirlemiş oldukları politikaları uyguladıklarını dile getirdi.
TRT ve TRT Tabii’de staj ve çalışma imkanları hakkında bilgi veren Tombul ve Boz söyleşinin ilerleyen dakikalarında TRT Tabii’nin web sayfasını tanıttı ve içerikler hakkında bilgi verdi.
Öğrencilerin yanı sıra ders sorumluları olan Doç Dr Ayşe Nevin Yıldız, Arş. Gör. Dr. Eda Çetinkaya Yarımçam ve Arş. Gör. Ahmet Çağrı Çakın gerçekleştirilen söyleşiyi yerinde takip etti. Söyleşi sonunda konuklar, ders sorumluları ve öğrenciler hatıra fotoğrafı çektirdi.
Gündem
Hacettepe Üniversitesi’nden E-Kampüs Projesi: Modernleşme Adımı mı, Dijital Zorunluluk mu?
Hacettepe Üniversitesi, E-Kampüs Projesi kapsamında ödeme sistemlerini dijitalleştirme kararı aldı. Yapı Kredi Bankası ile imzalanan protokol çerçevesinde, kampüslerde nakitsiz ödeme dönemi başlatılacak.

Hacettepe Üniversitesi, 30 Eylül 2024’te Yapı Kredi Bankası ile imzalanan iş birliği protokolü çerçevesinde, E-Kampüs Projesi’ni uygulamaya koydu. Dijital ödeme yöntemini kullanmak istemeyenlerin kampanyadan yararlanamayacak olması “Modernleşme Adımı mı, Dijital Zorunluluk mu?” sorularını akıllara getirdi.
Hacettepe Üniversitesi Genel Sekreterliği’nden yapılan açıklamaya göre; Proje kapsamında, kampüslerde kimlik kontrolü, erişim ve ödeme sistemleri yenilenecek. Ek olarak, nakitsiz kampüs uygulamalarının hayata geçirilmesi planlanıyor.
Dijital Ödeme Zorunluluk mu, Tercih mi?
Dijital ödeme sistemine geçiş zorunlu tutulmamakla birlikte, kampanya ve avantajların yalnızca dijital ödeme yapanlara sunulması dikkat çekti.
E-Kampüs Projesi ile, Yapı Kredi Bankası’nda hesabı olan ya da hesap açmak isteyen Hacettepe Üniversitesi öğrencileri ve personeli, hesaplarını kullanarak Yapı Kredi Mobil ve World Mobil uygulamalarındaki World Pay sistemi üzerinden kampüslerde dijital ödeme yapabilecekler.
Öte yandan; Yapı Kredi’de hesabı olan ve dijital ödeme yöntemini kullanmak istemeyen öğrenciler ya da personeller, ön ödemeli kartlar kullanarak ödeme yapmaya devam edebilecek ancak bu seçenek “Beşe Bir Kampanyası”ndan yararlanmalarını sağlamayacak.
Dijital ödeme yöntemlerini kullanmak istemeyen fakat hesabı olan ve ön ödemeli kart temin etmek isteyenler için başvuru ve temin süreçleri ilerleyen günlerde duyurulacak.
“Beşe Bir Kampanyası” Nedir?
Hacettepe Üniversitesi Öğrenci ve Memur Yemekhanelerinde, Yapı Kredi üzerinden yapılan ödemelerde, aynı ay içinde her beşinci yemeğin ücreti kullanıcıların hesabına iade edilecek.
Kampüs içindeki yemekhanelerde bilgilendirmesi yapılmaya başlanan “Beşe Bir Kampanyası”, 5 Aralık 2024 tarihinde başlayacak.
Kampanyaya katılım için World Mobil veya Yapı Kredi Mobil uygulamalarından başvuru yapılması gerekecek.
E-Kampüs Projesi ile Neler Hedeflendi?
Proje ile yemekhane ödeme sistemleri yenilenmesi ve 7/24 aktif tutulması, kütüphane, yurt ve personel servislerinde kimlik kartı entegrasyonu sağlanması ve Beytepe ve Sıhhiye yerleşkelerine plaka tanıma sistemleri kurulması da planlanıyor.