Dünya
Öğrencileri Erasmus’ta ne zorluyor?
Erasmus, yükseköğretim öğrencilerine benzersiz bir deneyim sunarken, konaklama ve maddi zorluklar süreci zorlaştırabiliyor. Hibe desteği her zaman yeterli olmazken, dil bariyeri de öğrenciler için ek bir engel olabiliyor.

N’haber Özel/ Aybüke Keleş
Halk arasında kısaca “Erasmus” olarak adlandırılan Erasmus Öğrenim Hareketliliği, yükseköğretimdeki öğrencilerin eğitimini bir ya da iki dönem AB üyesi bir ülkede yapmasını kapsar. Programa kabul süreci her üniversitede farklı ilerlese de programa katılmak için öğrencinin kayıtlı olduğu üniversitenin Erasmus anlaşmasının bulunması, belirlenen akademik başarı kriterlerini sağlaması ve yabancı dil yeterlilik sınavından geçer not alması gerekir.
Hibe Desteği Yeterli Oluyor Mu?
Programa katılmaya hak kazandığınız takdirde size belli miktar hibe desteği sağlanıyor.
Erasmus Öğrenim Hareketliliği kapsamında verilen hibe desteklerinin ödemeleri, üniversitelere tahsis edilen bütçelere ve üniversitelerin kendi belirledikleri takvimlere göre değişiklik gösteriyor.
1. ve 2. grup ülkeleri için (Almanya, İtalya, Hollanda…) 600 Avro, 3. grup ülkeleri için (Bulgaristan, Litvanya, Polonya…) 450 Avro ödeme yapılıyor.
Bu hibe miktarları, Avrupa Komisyonu tarafından belirleniyor ve genel olarak tüm program dönemi boyunca geçerli oluyor. Ancak, hibe miktarları dönemsel olarak güncellenebiliyor ve ülkelerin kendi iç düzenlemelerine göre ek destekler sağlanabiliyor.
Kimi zaman bu miktar öğrencilere yeterli olmayabiliyor. Programa başvuran Hukuk öğrencisi A.K. de hibenin kendisine yeterli gelmediğinden bahsederek şunları söyledi:
“Hibe, aile desteği ve çalıştığım işten kazandığım parayla geçindim.”
Erasmus Öğrencilerinin En Büyük Sıkıntısı Konaklama!
Görüşülen öğrenciler, gittikleri ülkede en çok yurt konusunda sıkıntı yaşadıklarını belirtti. Polonya’da öğrenim gören D.Y. konaklama deneyimlerini şöyle açıkladı:
“Yurttan memnun kalmadım ve çok zorluk yaşadım. Tüm Erasmus öğrencilerinin en büyük sıkıntısı konaklama.”
Programa katılan diğer bir öğrenci B.A. ise “Öğrencilerin kurduğu Facebook sitelerinde ev aramıştım” açıklamasında bulundu.
Dil bir problem mi?
Eğer sınavı geçebildiyseniz yeteri kadar yabancı dil bilgisine sahipsiniz demektir ama ne yazık ki bazen bu yeterli olmuyor!
Özellikle kendi dilini konuşmakta ısrarcı olan ülkelere gittiğinizde, ana dili bilmiyorsanız zorluk yaşamanız çok olası. Örneğin Polonya ve Almanya’ya giden öğrenciler, çeviri kullanmak zorunda kaldıklarını; hatta gündelik ihtiyaçlarını bile kimi zaman karşılamakta güçlük çektiklerini söylediler.
20’li Yaşlarda Yaşanabilecek En Güzel Şey: Adaylara Tavsiyeler
Geçmiş dönemlerde Erasmus yapan öğrencilerden birkaçı, yaşadıklarını eşsiz ve çok güzel bir deneyim olarak tanımladı.
Görüşleri alınanlardan B.A., “Konfor alanımdan çıktığım ve iyi ki yaptım dediğim bir şey” derken; F. D., “Yabancı arkadaşlar edinin, gezin” önerilerinde bulundu.
Programa katılan D.Y. ise adaylara şu tavsiyelerde bulundu:
“Gezmek istiyorsanız gezin, yemek istiyorsanız yiyin. Bu öznel bir deneyim ama sadece paranızı dikkatli harcayın, dersleri aksatmayın. 20’li yaşlarınızda yaşayabileceğiniz sayılı vakitlerden birisi.”